Ağvada harika şeyler yedim.
Garip bir giriş oldu ama gittiyseniz bilirsiniz Ağva iki nehrin denize döküldüğü yerde kurulmuş bir kasaba.Değişik otelleri, pansiyonları, tatil köyleri,restaurantları var.Nerede kalırsanız kalın ama mutlaka taze balık yiyin.Tekir,barbun çok taze ve henüz 1 gece önce denizden çıkmışlardı.
Çok fazla yerel bir yiyecek yok ağvada.Yinde sezon dışı olmasına rağmen son derece taze ve lezzetliydi herşey.Sorarsanız size taze otlardan hazırlanan değişik salatalar ve zeytinyağlılar getiriyorlar.Cuma günleride pazarı var.Yürüyüş yaparken kendimizi pazarın içinde bulduk.Ve senenin ilk kokulu -sanırım sera ama yinede mis gibi kokulu ve çekirdekliydi-domatesleri, tazecik ıspanak ve kazayağı ile oracıkta tanıştık.Kazayağının bol soğanla hazırlanan böreğinin nefis olduğunu ve haşlayıp ,zeytinyağı ile salatası yapıldığında 'çene çatlatan' dendiğini öğrendik satıcı teyzeden.Birde köy yumurtası vardı ki sarısının rengine, kırdıktan sonra biz bile inanamadık.
Herşey bir yana yemekten sonra sahilde yapılan kısacık bir yürüyüş bile insanı başka başka dünyalara götürüveriyor.Mis gibi deniz kokusuna eşlik eden orman kokusu ,daha güzeli var mı acaba?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder